Skip to main content

GÖLBAŞI SAYMANA YASER-UN HÜSREV

GÖLBAŞI SAYMANA YASER-UN HÜSREV Karanlık bir şubat akşamıydı. Kar soğuğu, evimin içindeki sıcaklığı esir almış ve söndürmüştü. Babamdan yadigar, sekiz tepenin ortasında, iki göz odası olan, börtü böcekten geçilmeyen bir evde yaşıyordum. Evimin on metre ilerisinde, iki üç tane muşamba parçasıyla örttüğüm kışlık odunlarım duruyordu. Gece üçte sönen sobamı yakmak üzere odunlara doğru yürüdüm, karanlıkta […]

Devamını Oku

KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK

KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK Mart ayının ortası. Kar yeni kalkmış. Ortalık ayaz, hava buz gibi. Karagöz nicedir işsiz. Kazağını, paltosunu eskiciye satmış. Yarı aç, yarı tok. Üstünde bir fanila, bir mintan. Soğuk havada iş bulmak için gezerken, dişlerinin takırtısı Uludağ’dan duyuluyor. Karagöz tam bu esnada Hacivat’la karşılaşır.

Devamını Oku

Antikacı

Antikacı Genç adam, antika merakı sebebiyle Anadolu’nun en icra köşelerini dolaşıyor ve gözüne kestirdiği malları yok pahasına satın alarak yolunu buluyordu. Kış kıyamet demeden sürdürdüğü seyahatler sırasında başına gelmeyen kalmamış gibiydi. Fakat, bu seferki hepsinden farklı görünüyordu. Yolları kapatan kar yüzünden arabasını terk etmiş ve yoğun tipi altında donmak üzereyken, bir ihtiyar tarafından bulunup onun […]

Devamını Oku

BİR KÜÇÜK TEBESSÜMÜN YAPTIĞINA BAK SEN

BİR KÜÇÜK TEBESSÜMÜN YAPTIĞINA BAK SEN Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa […]

Devamını Oku