Aşk HikayeleriBurak CanSizden Gelenler

Hikaye Oku; “Boşanmak İstiyorum”

Hikaye Oku

– Merhaba Sedat…

– Merhaba…

Ne söyleyebilirdim ki…

– Şey… Mahkeme celbi eline geçti mi?

– Neredeyse bir aydan fazla oluyor. Evet, elime geçti.

– Bunu sormak istemiştim de… Sesin iyi geliyor. Gerçekten iyisin, değil mi?

– Evet, iyiyim… Ya sen?

– Ben de iyiyim, çok teşekkür ederim.

Bir süre sessizlik oldu aramızda… Konuşmayı sürdürmek istiyordum.

– Sedat… Boşanmayla ilgili ayrıntıları konuşmak için bu haftasonu bana gelebilir misin?

– Bu pek mümkün değil, Suna… Cuma günü şehir dışına çıkıyorum. İş seyahati… Birkaç gün kalacağım.

– Anladım, canım… Neyse, geldiğinde görüşürüz. Hoşça kal…

– Hoşça kal…

Hıh… İş seyahatiymiş. Bal gibi de yalan söylüyor. Görüşmek istemiyor benimle… Belki de haftasonu için başka planları var, beyzadenin… Beki de o Alev yos…..la beraber olacak. İkisinin de canı cehenneme… Sanki umurumdaydı da… Zaten şunun şurasında 3 hafta bir zaman kaldı mahkemeye… Sonra tamamen hürüm… İstediğim gibi uçacağım. Yalancı… İş seyahatiymiş. Başka yalan bulamadı. Görürsün sen… Aradığında telefonumu açmayacağım ben de…

Oysa uçamıyordum. Kanatlarımın üzerinde bir ton yük vardı sanki… İş yerinde zaman dolsa da eve gitsem diyor, eve geldiğimde ise boğuluyordum. En küçük bir ses, bir hareket yoktu evde… Müziği sonuna kadar açıyor, bir müddet sonra da kısıyordum. Defalarca şikayete gelen komşulardan çekiniyordum. Sıkılıyordum her şeyden… Kendimi ya balkona ya da dışarı atıyordum.

Dışarıya birlikte çıktığım tek arkadaşım aynı zamanda avukatım olan Ceyda’ydı. O hiçbir zaman beni yalnız bırakmamış her istediğimde bana zaman ayırmış değerli bir dosttu… Onun sözlerine güveniyordum. Benim boşanma düşünceme başlangıçta karşı olmasına rağmen sonradan bana hak vermişti. Kendisi de boşanmış bir kadın olduğu için beni anlıyordu. Ona içimi dökmekten rahatsızlık duymuyordum.

– İki hafta kaldı, Suna… Yeni hayatına kısa zamanda uyum sağlayacaksın, değil mi? Benim gibi dağılmayacaksın yani…

– Olur mu hiç… Boşanmayı herşeyden çok istiyorum ben… Hür olmak istiyorum, özgür kalmak istiyorum.

– Yine de bu bahsettiklerin boşanmayı gerektiren şeyler değil bana göre… Belki de boşandığın zaman özgürlüğün elinden gidecek, bir de böyle düşün…

– Sen ne demek istiyorsun, Ceyda…?

– Eğer Sedat seni aldatsaydı, sana şiddet uygulasaydı anlardım. Ama tanıdığım kadarıyla Sedat seni seviyor ve sana bağlıydı.

– Sorun onda değil ki zaten… Boşanmayı ben istiyorum, o da kabul ediyor. Hem sen Sedat’ı yanlış tanıyorsun, canım… Evden ayrıldığında birini buldu bile…

– Gerçekten mi? Kim o şanslı kadın?

– Alev diye biri… Tam bir kaşar… Eskiden de Sedat’ın peşinden koşardı. Gizli gizli buluşuyorlarmış.

– Allah Allah… Ben Sedat’ı tanırım. O senden başkasıyla asla olmaz diye düşünüyordum. Peki, sen yanılmış olamaz mısın?

– Kesinlikle… Erkeklere güvenilmez. Birazcık boş bıraktığında kendisini teselli edecek birini mutlaka bulurlar.

– Hele de Sedat gibi yakışıklı biri hiç yalnız kalmaz, değil mi?

– Sen onu görüyor musun, Ceyda…?

– Geçenlerde bana geldi. Boşanma ile ilgili detayları görüştük.

– Ne dedi?

– Hiç… Her konuda uyumlu davranıyor. Evden özel eşyası dışında bir şey almayacak. Hatta ortak hesabınızı da sana bırakıyor.

– Bu adam beni deli edecek ya…

– Ne oldu ki…?

– Yahu böyle boşanma mı olur. Boşanmak istiyorum, diyorum. Hemen kabul ediyor. Anında evi terkediyor. Bir talepde bulunmuyor.

– Bunun neresi kötü ki, sen ne diyorsan onu yapıyor işte…

– Bilmiyorum ya… Bilemiyorum. Sanki karşı çıksa daha memnun olacağım.

– Suna… Sen boşanmayı gerçekten istiyor musun?

– Bu ne demak ya… Elbette boşanmak istiyorum. Neden sordun?

– Pek öyle gözükmüyorsun da…

Eve daha hırslı bir şekilde döndüm. Dolapta kalan eşyalarının ceplerini karıştırdım. Çekmeceleri, özel eşyalarını… Ne aradığımı bilmiyordum ama beni rahatlatacak bir şeye ihtiyacım vardı. Sanki bir kadına ait bir şey bulmak istiyordum. Hiçbir şey bulamadım. Sonra elbiselerini kokladım. Ne kadar da güzel kokuyordu. Nikah resimlerimize baktım. Ne kadar da yakışıyormuşuz birbirimize… Düğün videosunu seyrederken ne kadar da içten bir dans etmişiz meğer… Elele, göz gözeyiz hep… Ne kadar da coşkuluyum ben… Mutluluğum o kadar belli oluyor ki… Bunu daha önce neden seyretmemişim ki…

Alev cadısı da buradaymış, daha önce hiç farketmedim. Şunun bakışlarına bak… Uyuz ka….. Ne kadar da dekolte giyinmiş, utanmaz…

Şimdi ben Sedat’ı bu kadına mı bırakacağım. Zavallı kocam’ı bu adi ka.. çok mutsuz eder. Canım benim… Nikah memuru sorduğunda gözlerime bakarak sevgiyle evet demişti. Beni hiç yalnız bırakmadı. Hiçbir önemli günümüzü unutmadı. Hatta anneme babama bile her zaman saygıyla davrandı, onların yanında beni her zaman yüceltti.

Ne oluyordu bana… Neden sürekli onu düşünüyordum ki… Zaman daraldıkça içim de daralıyordu. Korkuyordum.
Gözlerimin önüne hep Sedat’la yaşadığımız güzel anlar geliyordu.

Onu özlüyordum.

Cuma günü tam da işten çıkacaktım ki Ceyda aradı.

– Büyük gün pazartesi… İstersen bana gel de bu gece biraz dağıtalım, ne dersin…?

Sığınacağım başka bir liman yok ki… Hemen kabul ettim.

İçkili, canlı romantik müzik çalan çok şık bir restoranda buluştuk. İçmek, sarhoş olmak istiyordum. Belki de içimdeki yangını bu şekilde söndürebilirdim.

– Neden buraya geldik ki, daha salaş bir yere gidebilirdik?

– Ben burayı oldum olası seviyorum. Eski eşimle sık sık gelirdik. Sevmediysen başka yere gidelim?

– Yok, yok… Geldik bir kere… Oturalım.

– Tamam Suna… Bu gece kaptan sensin. Sen ne dersen o…

Yemek siparişi verdik.

– Pazartesi günü büyük ihtimalle boşanacaksın. Ne düşünüyorsun?

– Şey… Hazırladım kendimi… Rahatlıkla boşanabilirim.

– Suna… Boşanmayı bir kenara bırakalım. Sen Sedat’tan ayrılmaya hazır mısın?

– Aynı şey değil mi bu…?

– Hayır, değil… Boşanmak, yalnız bir şekilde hayatına devam etmektir. Sen hayatında bir daha Sedat’ı görmemeye hazır mısın? Onu tamamen hayatından çıkarmaya hazır mısın? Ben sana bunu soruyorum.

Önceki sayfa 1 2 3 4 5Sonraki sayfa

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu