Korku Hikayeleri

Korku Hikayesi; Hayaletin Laneti 8. Bölüm

"Birader Peter'in Hikayesi"

“Anahtarı bitirdiniz mi?” diye sordum.

“Evet,” dedi, “ama zavallı John’un artık ona ihtiyacı yok.”

“Onu kullanabiliriz,” dedim, sözümü kesmeden önce söyleyeceklerimi tamamlayabilmek için çok hızlı konuşuyordum. “Yeraltı mezarları tam katedralin ve rahip evinin altından geçiyor , yani oradan yukarıya bir geçiş olabilir. Havanın kararmasını bekleyip herkes uyuduktan sonra oraya girebiliriz.”

“Bu aptallık olur ,” dedi Andrew başını sallayarak. “Rahip evi çok büyük, hem yer altında hem de yer üstünde çok fazla oda var . Ve tutukluların nerede olduğunu bile bilmiyoruz. Sadece o da değil, bir de silahlı korumalar var . Sen de mi yanmak istiyorsun? Benim istemediğim kesin!”

“Denemeye değer,” diye üsteledim. “Zehir varken aşağıdan kimsenin gelmesini beklemiyorlardır. Onları şaşırtmış olacağız, hem belki korumalar da uyuyor olur.”

“Hayır,” dedi Andrew, başını sertçe sallamaya devam ederek. “Bu delilik. İki cana daha değmez.”

“O zaman anahtarı bana verin, ben yaparım.”

“Ben olmadan asla yolunu bulamazsın. Aşağısı labirent gibidir.”

“Yani yolu biliyorsunuz?” dedim. “Daha önce aşağıya indiniz mi?”

“Evet, Gümüş Kapı’ya kadar yolu biliyorum. Ama orası gitmek isteyebileceğim en son yer . John’la birlikte oraya yirmi yıl önce inmiştik. Aşağıdaki o şey, az daha onu öldürüyordu. Bizi de öldürebilirdi. John’u duydun: Ruhtan dönüşüyor , şekil değiştirip Tanrı bilir ne olacak. Orada her tür şeyle karşılaşabiliriz. İnsanlar keskin dişli, vahşi kara köpeklerden; zehirli yılanlardan bahsediyorlar . Unutma, Zehir aklını okuyabilir , en büyük korkunun şeklini alabilir . Hayır , bu çok tehlikeli. Hangisinin daha korkunç olduğunu bilmiyorum. Sorgulayıcı tarafından canlı canlı yakılmak mı, yoksa Zehir tarafından ezilmek mi? Bunlar senin gibi genç birinin yapması gereken seçimler değil.”

“Bu konuda endişelenmeyin,” dedim. “Siz kilitlerle uğraşın, ben de işimi yaparım.”

“Eğer abim baş edemediyse, senin ne şansın olabilir ki? O zamanlar en güçlü dönemindeydi, sense yalnızca bir çocuksun.”

“Zehir’i yok etmeye çalışacak kadar aptal değilim,” dedim. “Sadece Hayalet’i kurtarmak istiyorum.”

Andrew başını iki yana salladı. “Ne zamandır onunlasın?”

“Neredeyse altı ay,” dedim.

“İşte,” dedi Andrew, “bu her şeyi anlatıyor , öyle değil mi? Niyetin iyi, bunu biliyorum, ama sadece işleri daha da kötüleştiririz.”

“Hayalet yanmanın korkunç bir ölüm olduğunu söyledi. Ölümlerin en korkuncu. Bu yüzden cadıların yakılmasına karşı çıkıyor . Onun bu acıyı çekmesine izin mi vereceksiniz? Lütfen, yardım etmelisiniz. Bu onun son şansı.”

Bu kez Andrew hiçbir şey söylemedi. Uzun süre, düşünceli bir şekilde oturdu. Ayağa kalktığında tek söylediği ortalıkta görünmemem gerektiği oldu.

Bu iyiye işaretti. En azından beni eşyalarımı toplamaya göndermemişti.

Sabah yavaş yavaş geçerken arkada oturmuş öylece bekliyordum. Hiç uyumamıştım ve yorgundum, ama gece olanlardan sonra, uyku en son düşündüğüm şeydi.

Andrew çalışıyordu. Çoğu zaman atölyesinde olduğunu duyabiliyordum, zaman zaman bir müşteri girdiğinde veya çıkarken kapıdaki zil çalıyordu.

Andrew mutfağa geri geldiğinde öğlen olmak üzereydi. Yüzünde farklı bir ifade vardı. Düşünceli görünüyordu. Ve tam arkasında başka biri vardı.

Ayağa kalktım, kaçmaya hazırdım, ama arka kapı kilitliydi ve diğer kapıyla aramda da bu iki adam duruyordu. Tam o anda yabancının kim olduğunu anlayıp rahatladım. Bu Birader Peter’dı, elinde Hayalet’in çantası ve asasıyla cüppelerimiz vardı!

“Her şey yolunda evlat,” dedi Andrew, bana doğru yürüyüp, rahatlatmak için elini omzuma koyarak. “Şu yüzündeki endişeli ifadeden kurtul da otur bakalım. Birader Peter iyi bir dost. Bak, sana John’un eşyalarını getirmiş.”

Gülümseyerek çanta, asa ve cüppeleri bana uzattı. Eşyaları alırken teşekkür etmek için başımı salladım, oturmadan önce eşyaları odanın köşesine yerleştirdim. Her ikisi de birer sandalye alıp tam karşıma oturdular.

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 1 Ortalaması: 4]

Önceki sayfa 1 2 3 4Sonraki sayfa
Etiketler

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı