Skip to main content

Kurtuluş (Part 1)

Kurtuluş (Part 1) Zilin çalmasına dakikalar kaldı. Cuma günü son dersler cidden hiç çekilmiyor. Zil çalınca her çocuk gibi bende dışarı koştum. Güneşin ışınları gözlerimi kamaştırarak Kars kalesine baktım. Onun görkemi beni hem gururlandırıyor, hem de düşün duruyordu. Kaleye çıkmak bize işkence gelirken bu insanlar o taşları nasıl taşıyıp, bu kaleyi yapabilmişlerdi. Dersin yorgunluğundan olsa […]

Devamını Oku

Fesatlık Hastalığı

 Fesatlık Hastalığı Kıskançlığın öteki şubesidir fesatlık, Midesine oturur rahat vermez hastalık, Beynindeki pencere ruhuna verir darlık, Bu illetin son yeri elbetteki mezarlık. Fesat insanların hep gözü yanlara kayar, Diğer alameti de kısık gözlerle bakar,

Devamını Oku

Hışır Kasabı Cemalettin

Hışır Kasabı Cemalettin Dükkânının camında reklâma ait bir tane yazı hatta tek bir harf bile yoktu. Vitrinde canlanıp kaçmayı bekleyen 84 model bir tosun, o da araba çarpması sonucu oraya getirilip asılmıştı. Numune et görüntüsü verecekti orda. Ama bir heykel gibi sağından solundan traşlanmış, zekât keçisi gibi kalmıştı. Bir tane malzemeye para verilip alınmış değildi. […]

Devamını Oku

Ritimci Fikret

Ritimci Fikret Batı Karadeniz de bir köyde yaşıyordu Ritimci Fikret. Orta yaşlarda iyi huylu bir adamdı. Hafta içi ilkokulda müstahdem olarak görev yapıyordu. Bir yandan düğünlerde bateri çalardı. Kendi orkestrası, malzemeleri ve halihazırda ekibi vardı. Çevresi tarafından sevilen sayılan bir insandı. Sakinliği ve sabrını kullanmasıyla biliniyordu. Orta boylu, hafif esmer, siyah saçlı, ince bıyıklı. Birde […]

Devamını Oku

Küfe

Küfe Sırtındaki küfe boştu. Ancak nezaketen sormam gerekti. – Boş mu amca? – Değil, boş değil… Amca bir şeye sinirlenmiş olmalı. “Değil” Derken, bana; küfenin dolu olduğunu hissettiren bir bakış attı. Kaşları çatık, yüzü düşmüş bu amcaya içerledim doğrusu. Ancak sinirli olmasına sebep ben değildim ya… Omzumda erzak filesi, ellerimde meyve-sebze poşetleriyle birkaç adım atıp, […]

Devamını Oku

Büyülü Köy (Part II)

Büyülü Köy (Part II) Olayı öncesinde sizlere anlatmıştım. Şimdi dedemin evindeyiz. Tabi köye gelmek kolay olmadı çünkü köye gelirken başımıza gelmeyen aksilik kalmadı. Arabanın 3-4 kez bozulması, karşımıza çıkan köpeğe çarpmamak için direksiyonu kırınca beraber az kalsın uçurumdan yuvarlanacak olmamız…Sanki birileri bizim buraya gelmemizi istemiyordu. En sonunda şoför dayanamayıp bizi köye yarım saat kala bıraktı […]

Devamını Oku