Skip to main content

HOCANIN CEVABI

HOCANIN CEVABI Okuyucularımızdan Gelenler; Bir gün Nasrettin hoca kedisini dere kenarında yıkıyormuş. Oradan geçen bir köylü ise Nasrettin hoca’ya sormuş: Hoca sen bu kediyi yıkıyorsun  ama iyi de bu kedi ölmez mi? Demiş. Hoca: Ölmez ona bir şey olmaz demiş. Daha sonra köylü gitmiş. Nasrettin hoca yıkmaya devam etmiş. Bir de

Devamını Oku

Kadı

Kadı Okuyucularımızdan Gelenler; Nasrettin Hoca kadılık yaparmış. İki kişi birbirinden davacı olmuş. Nasrettin Hoca 1. kişiye; Sen haklısın,demiş. Sonra 2. kişiye de; Sen haklısın,demiş.

Devamını Oku

Kulak Isırılır mı?

Kulak Isırılır mı? Hoca Merhum kadı iken adamın biri gelip: — Kadı Efendi filan adam benim kulağımı ısırdı, hakkımın alınmasını istiyorum, der. Kulak ısırdığı iddia edilen adam ise ısırmadığını iddia ederek adamın kendi kulağını kendisinin ısırdığını söyler. Nasreddin Hoca merhum biraz sonra hüküm verecektir. Siz bekleyin ben şimdi gelirim, der ve arka odaya geçer. Hoca […]

Devamını Oku

Ya Ben İçinde Olsaydım Halim Nice Olurdu?

Ya Ben İçinde Olsaydım Halim Nice Olurdu? Hoca Merhum bir gece bakar ki, adamın biri bahçenin içinde ellerini – kollarını açmış eve doğru bakıyor. Hoca Merhum bir hırsız olduğuna kanaat getirerek içeri girmeye bile sabredemeden: — Hanım çabuk, benim okla yayı getir, diye seslenir. Hocanın hanımı işin farkında değildir. Hemen içerden yay ile oku getirip […]

Devamını Oku

Timurkenk ve Hoca

Timurkenk ve Hoca Timurlenk, ordusunda kullandığı fillerden bir tanesini hoca merhumun bulunduğu köye gönderir ve arkasından da: — Bu file elinizden geldiği kadar bakacak ve besleyeceksiniz, diye haber yollar. Fil köyde istediği gibi dolaşmakta, dilediği bağ ve bahçeden beslenmektedir. Kimse çıkıp da: — Bu nereden başımıza geldi. Timur ne yaparsa yapsın bunu köyümüzden alsın,

Devamını Oku

Elin Ağzı Torba Değil ki Büzesin

Elin Ağzı Torba Değil ki Büzesin Bir gün hoca merhum, oğlunu eşeğe bindirmiş kendisi arkasından ağır ağır yürüyerek köye gidiyorlarmış. Yolda bunları görenler: — Dünya tersine döndü galiba! Baksana hale! ihtiyar adam yerde yürüyor da parmak kadar çocuk eşeğin üzerinde. Ne ayıp şey değil mi? diye söylenmeye başlamışlar. Bu sözleri duyan hoca merhum, merkepten oğlunu […]

Devamını Oku