Skip to main content

Kızıl Kule: Koloninin Kalbinde (+18)

Kızıl Kule: Koloninin Kalbinde (+18) Şeytanın sivri dişlerinden sinsice süzülen o zehir bir kez damarlarınıza ulaştı mı, artık onun esiri olursunuz. Bir el, saklı bir kötülüğün üzerini örten, bin yılların biriktirmiş olduğu bir toz tabakasını sıyırıp altındaki canavarı gün yüzüne çıkarmıştı; fakat o canavar o eli, kanlı dişleriyle koparıp yutmayı ihmal etmemişti. O el, bir […]

Devamını Oku

Kızıl Kule: Keşif (+18)

Kızıl Kule: Keşif (+18) Hiç kuşkusuz, meslek hayatımın, benim için en hayret verici ve en heyecan uyandırıcı deneyimini yaşamanın eşiğinde oluşum; içimde tarifi imkansız duyguların, ufuklarda ağır ağır toplanan fırtınalar gibi birikmesine neden oluyordu. Maceraperest bir grup avcının tesadüfen keşfetmiş olduğu o yazıtı, merkezi bir zamanlar bu topraklardan yaklaşık 7 bin kilometre ötede bulunan bir […]

Devamını Oku

Genesis’ten Başarılı Bir Hikaye Daha “Dehşetin Derinliklerinde (+18)”

Genesis’ten Başarılı Bir Hikaye Daha “Dehşetin Derinliklerinde (+18)” O kadim ölüler ülkesinde güneş, her akşam yer altındaki bilinmeyen diyarlara doğmak üzere batar; o karanlık mezarlarında sayısız ölü, tanrıları tarafından diriltilecekleri günü sessizce bekler… Sertaç’ın telefonuma yolladığı mesaj üzerine tarif ettiği çay bahçesini ararken, orada kimlerle karşılaşacağımı oldukça merak ediyordum. Sertaç’ın çabalarıyla izinlerimizi aynı tarihe ayarlamıştık […]

Devamını Oku

Yeni Bir Genesis Harikası Daha, “Spektrum”

Yeni Bir Genesis Harikası Daha, “Spektrum” Bugüne kadar bize doğabilimlerinin “gerçek-gerçek dışı”; kültürlerin ise “doğru-yanlış” olarak dayattığı kavramların ayrımının karar mekanizması olan insan aklı, bu ayrımları yapmada sanırım sandığımız kadar başarılı değilmiş. Şimdi, modern insanın 200 bin yıl boyunca gerçeklik tuğlalarıyla inşa etmiş olduğu ve içinde medeniyetlerin doğduğu bu devasa doğruluk kentinin harabeleri arasındaki yıkık dökük bir […]

Devamını Oku

Tehlikeli Temaslar

Tehlikeli Temaslar Kendimi bildim bileli insanın, tam olarak ne olduğunu belki de hiçbir zaman anlayamayacağı bu sonsuz evrendeki yerini ve var olma nedenini merak etmişimdir. Bunun yanında ruh, hayalet ve karabasan gibi kavramlar her zaman ilgimi çekmiştir. Zaten tarih öncesi çağlarda mağaralarda yaşayan ilkel insanlardan bu yana, merak ve korku duyguları hep açıklanamayan kavramlara yönelik​ […]

Devamını Oku

Kötülüğün Doğuşu (3. Bölüm)

Kötülüğün Doğuşu (3. Bölüm) Canavarca şeyler yapmış olabileceğimin yarattığı suçluluk duygusu, göğüs boşluğumu doldurdukça doldurdu ve sanki karanlık bir denizin ortasında ezilircesine, nefes almakta zorlandım. Var gücümle koşarak dere kenarına atmış​ olduğum çuvalı aramaya başladım. Bir çalının yanında duran, alt kısmından kanlar süzülmüş olan çuvalın düğümünü, titreyen ellerimle güçlükle açtığımda, tam da korktuğum gibi kesik […]

Devamını Oku

Devamı Geldi “Kötülüğün Doğuşu (2. Bölüm)”

Kötülüğün Doğuşu (2. Bölüm) Gündüz yaşadığım o garip olaydan mıdır yoksa Karabaş’ın durmaksızın devam eden o uğursuz havlayışından mıdır bilmem, beni o gece hiç uyku tutmadı. Yatakta huzursuzca dönüp dururken, tüm bu olanların korkunç bir tesadüf olup olamayacağını düşünüyordum. Belki de tesadüf değildi. Bir görüş elektronların hazıfazaları olduğunu ve sürekli sıçrayıp durdukları atomlar arasında bilgi […]

Devamını Oku