Get Adobe Flash player

Kıssadan Hisse

Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234

Allahım Resulü Görmeyen Gözü Al

Allahım Resulü Görmeyen Gözü Al

Peygamber Efendimiz vefat ettiği zaman, Eshaptan Zeyd bin Abdullah (r.a.) tarlada idi. Başka bir sahabi koşarak geldi ve:

— Resûlullah dünyadan göçtü, sen hâlâ burada çift sürmekle meşgûlsün, dedi.

Bir anda kendinden geçen Zeyd bin Abdullah, ellerini açarak: Devamını Oku

Hz. Musa (a.s.)’ın Cennetteki Komşusu

Hz. Musa (a.s.)’ın Cennetteki Komşusu

Hazreti Musa:

— Ya Rabbi! Bana Cennetteki komşumu bildir, diye ilticada bulunmuştu.

Hak Teâlâ Musa Aleyhisselâma:

— Falan yere git! Senin komşun falan yerdeki kasaptır, diye talimatta bulundu.

Hazreti Musa tarif edilen yere gitti, kasabı buldu ve evine misafir oldu. Devamını Oku

Hz. Musa (a.s.) Ve Üç Kişi

Hz. Musa (a.s.) Ve Üç Kişi

Hazreti Allah (C.C.) Musa Aleyhisselâm’a:

— Ya Musa sana acaibattan bir sır bildireyim mi? buyurdu. Musa Kelimullah:

— Göster ya Rabbi! diye iltica etti. Allah tarafından:

— Ya Musa! Git filân yerdeki çeşmenin başına, kimse görmeyecek şekilde bir yere gizlen ve bekle!, emri geldi.

Musa Aleyhisselâm gitti, tarif edilen çeşmeyi buldu ve beklemeye başladı. Devamını Oku

Lokman Hakim’in Nasihati

Lokman Hakim’in Nasihati

Lokman Hakim’in kim olduğu hakkında muhtelif rivayetler vardır. Ancak Şeyhülislâm Ebussuûd Efendinin nakline göre bu rivayetlerin hülâsası şöyledir: Lokman ibni Bâurâ ki’ Azer evlâdından olup Eyyüb aleyhisselâmın hemşire veya teyze zadesi imiş, uzun müddet ömür sürmüş, Davud aleyhisselâma yetişmiş ve ondan ilim almış ve onun peygamberliğinden önce fetva da verirmiş. Kendisi san’at sahibi olup israil Oğullarında kadılık ettiği de söylenmiştir. Bâzıları bunun bir nebî olduğuna da kail olmuşlar ise de alimlerin cumhuruna göre, nebî değil bir hakîm idi. Bilindiği gibi, her nebî hakîm ise de her hakîm nebî değildir. Devamını Oku

Behlül Dana’dan Güzel ve Kısa Bir Hikaye

Behlül Dana’dan Güzel ve Kısa Bir Hikaye

Behlül Dana birgün Harun Reşid’den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti. Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi. Dönüp fırıncı ya sordu: “Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?” Adam her soruya olumsuz cevap verdi. Memnun olduğu bir şey yoktu. Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti. Devamını Oku

Hz.İsa Aleyhisselâm’ın Hiçbir Dünya Malı Yoktur

Hz.İsa Aleyhisselâm’ın Hiçbir Dünya Malı Yoktur

Cenab-ı Allah İsa aleyhisselâm’ı fakirlere bir numune olarak göndermiştir. Çünkü İsa aleyhisselâm’ın hiçbir dünya malı yoktur. Fakirliğinden dolayı Allah’a ibadet edemediğini söyleyenler İsa peygamberden ibret almalıdırlar.

İsa aleyhisselâm, bir gün bir adamın parmakları ile sakalını hilâlladığını gördü. O zamana kadar kullanmakta olduğu tarağını o zata vererek kendisi ondan sonra tarak kullanmadı. Yine bir gün bir adamın avucu ile su içtiğini gördü, Devamını Oku

İnsanın Nerede ve Ne Zaman Öleceği Belli Olmaz

İnsanın Nerede ve Ne Zaman Öleceği Belli Olmaz

Süleyman Aleyhisselâm yanında bir kişi ile oturmakta idi. Bir kimse gelerek o zata öyle hiddetli baktı ki, adam korkudan ne yapacağını bilemedi. Hiddetle bakan insan gittikten sonra o adam Süleyman Aleyhisselâmdan o gelenin kim olduğunu sordu. Hazreti Süleyman onun Azrail olduğunu ve kendisinin canını almaya geldiğini söyledi. Adamın korkusu daha da artmıştı:

— Ya Süleyman! En kısa zamanda beni Çin diyarına yetiştir ki, onun elinden kurtulayım. Ondan çok korkuyorum, dedi.

Süleyman Aleyhisselâm, hemen rüzgâra emir verdi. Adamı bir anda Çin’e yetiştirdi. Biraz sonra Azrail Aleyhisselâm tekrar Süleyman Aleyhisselâmın yanına uğradığında, Süleyman Aleyhisselâm: Devamını Oku

Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234