Skip to main content

Nimettensin…

Nimettensin… Bulutlu bir güne “merhaba”yla başlamak; yağmurun cama “tık tık” vuran çisiltisiyle uyanmak olsa gerek. “Uyan ey gözlerim gafletten uyan. Uyan uykusu çok gözlerim uyan…” demek kendi kendine… Yağmurun ilahi bir nizamla tane tane, boncuk boncuk indirilişini, bahşedilişini, lütfedilişini tekrar hatırlamak belki de… Şükretmek, şükran duymak. Yağmur damlalarının itaatine hayran kalmak. Seyre dalmak kâinatı arındırışını… […]

Devamını Oku

Sürgünüm

Sürgünüm İçimden bir şeyler kopup gidiyor. Nereye ve nasıl; kim bilir?.. Uzayıp giden yol çizgileri boyunca düşmek istiyorum yollara; alıp başımı gitmek sadece Sen’in olduğun yerlere. Ta ki ben kalmasın bende, Sen’den gayrısı silinsin içimde. Bitsin bu ayrılık. Yollar çeker beni. Uzaklar alır aklımı başımdan. Ufuk çizgisine bir takıldı mı, başka hiç bir şey görmez […]

Devamını Oku

Uzağında Uzağındayım

Uzağında Uzağındayım Bu da benim başlangıcımdı. Görüyordum, duyuyordum, ve hissediyordum. Üstümde saf ipekten yapılmış bir ihram vardı. Bende artık onlardan biriydim. Artık Müslümandım ve yüce yaradan Allah’ın (cc) yolundaydım. Ne kadarda yanlış yaşamışım. Keşke bende Müslüman doğsaymışım, ama geç kalmamıştım. Önümde Kabe, arkamda Arabistan toprakları. Resulümüzün (sav) bastığı topraklar, Mamutun yıkamadığı topraklar ve ebabil kuşlarının […]

Devamını Oku

Buyrun Cenaze Namazına!

Buyrun Cenaze Namazına! Durun canım cenaze namazı deyince hemen canınız sıkılmasın. Hele şu hikayeyi bir dinleyin bakalım. Eski günlerde köyün birinde, köyün ileri gelenlerinden biri ölmüş. Köylüler pek alışık değilmiş ölüm haberine, dağ havasından mıdır ne,  Allah uzun ömür verirmiş bu köyün insanlarına. Köylüler haber alır almaz cenaze evine koşuşmuşlar, feryatlar ağıtlar başlamış. Biraz sakin […]

Devamını Oku

“HÜRMET EDİNCE FARUK, ALLAH’IN KİTABINA / ALLAH DA ALTIN YAZDI FARUK’UN HESABINA”

“HÜRMET EDİNCE FARUK, ALLAH’IN KİTABINA / ALLAH DA ALTIN YAZDI FARUK’UN HESABINA” 7 yıl öncesinde kadar babası ve oğlu ile şehirde sakalık yaparak geçinirdi. Bir atı vardı onun sırtına su tulumlarını yükleyip akşama kadar dolanırdı. Oğlu 6 yaşına gelince kendisi gibi olmasın diye kuran öğrenmesi için hocaya gönderdi. Oğlu Lokman kısa zamanda elifbayı söküp kuranı […]

Devamını Oku

KÖTÜ HUYLUDAN BİR ŞEY İSTEME

KÖTÜ HUYLUDAN BİR ŞEY İSTEME Bir derviş zorda kalmıştı. Birisi ona: “Çok zengin birisi var. Eğer senin zorda kaldığını bilirse sana yardımcı olacağını zannediyorum.” dedi. Derviş:  Ben onu tanımıyorum, dedi. Adam: Ben seni ona götüreyim, dedi. Dervişi alıp zenginin evine götürdü. Derviş, karşısında dudağı sarkık, öfkeli ve asık suratlı bir adamı görünce hiçbir şey söylemeden […]

Devamını Oku

Beş Kişiyle Arkadaş Olma

Beş Kişiyle Arkadaş Olma İmâm Muhammed Bâkır rahimehullâh şöyle buyurdu: Babam İmam Zeynelâbidîn Hazretleri bana: “Beş sınıf insanla konuşma, arkadaş olma” diye nasihatte bulundu. “Babacığım, canım sana fedâ olsun! Beş sınıf insan kimdir? diye sordum. Buyurdular ki:

Devamını Oku