Skip to main content

Veli ve Kaplan

Veli ve Kaplan Hakikati yakin gözüyle tanıyan din ulularından hikâye ederler ki, bir veli kaplanın üzerine binmiş. Bir yılanı eline alıp kamçı edinmiş, kaplanı hızla koşturmaya başlamış. Birisi ona demiş: – Hey Allah yolunun adamı, bu gittiğin yolda gitmek için bana rehberlik et! Sen ne yaptın ki, yırtıcı hayvan sana uydu? Adın, saadet yüzüğünün taşına […]

Devamını Oku

Ağlamaktan Kör Olan Kız

Ağlamaktan Kör Olan Kız Bir gün bir zat Hasan Basri hazretlerine gelerek yalvarır: “Aman efendim! Ne olur? Allah için bize bir yardımda bulununuz…” Hazret-i imam da; “Nedir derdin? Ne hususta yardım edelim? Önce derdini ve ihtiyacını isteğini söyle ki sana yardım edebilelim” der. Adam; “Efendim! Benim çok akıllı bir kızım var, onu çok severim, şimdi […]

Devamını Oku

Zamanın Değeri

Zamanın Değeri Belki hamasi bir başlıkla yazıma başlıyorum ama, zamanın değerini arada bir hatırlamakta fayda var şüphesiz. Zamanı çoğunlukla saatimize bakarak takip ederiz: “Ne çabuk geçti zaman!” ya da “zaman da hiç geçmiyor!” diye yakınırız. Zamanın uzunluğu ve kısalığının ona verilen değerle değiştiği kesin. Eskilerden bir filozof şöyle demiş: “Bir insan için zamanın uzunluğu ömrü […]

Devamını Oku

Hükümdar

Hükümdar Osmanlı Hükümdarlarından Sultan Murat Han: Bir gün çok telaşlı görünür. Bunun halini sezen Vezirʹi Azam Savuş Paşa Sultan Murat Hanʹa sorar: ‐ Hayrola Sultanım canınızı sıkan bir şey mi var? Bu soruya verilen cevap ve müteakiben devam eden konuşma şöyle cereyen eder: ‐ Akşam garip bir rüya gördüm. ‐ Hayırdır, inşaallah..

Devamını Oku

Son Ders

Son Ders Bir profösörün mezun edeceği talebelerine verdiği son ders: Bilgisayar Mühendisi Arkadaş, İnşallah iyi bir donanımcı veya iyi bir yazılımcı veya iyi bir networkçü veya iyi bir sistem yöneticisi olacaksın. Yalnız şu mühim meseleleri sakın aklından çıkarma; Bu kainatın öyle bir donanımcısı vardır ki, bütün mevcudâtı ve içinde yeryüzünü create etmiş, güneşi bir power […]

Devamını Oku

Fırında Ölümü Bekleyiş

Fırında Ölümü Bekleyiş Hikmet, belediyeye ait ekmek fabrikasında çalışan bir işçiydi. İşine çok dikkat eder, vazifesini ihmal etmemeye çalışır, kazancının helâl olmasını isterdi. Fabrikayı hemen her akşam en geç o terk ederdi. Belediyenin ekmeği biraz daha ucuz olduğu için halk çok rağbet ediyordu. Kocaman fırının içini ara sıra temizlemek ihtiyacı hasıl olur, onu da genellikle […]

Devamını Oku

Aferin Yeğenim!

Aferin Yeğenim! Tâbiîn muhaddislerinden Muâviye bin Kurra Müzenî anlatıyor; Ashâb-ı Kiramdan Ma’kıl ibni Yesâr radıyallahu anh ile yürüyordum. Yolda gelip geçeni rahatsız edecek bir şey görünce onu alıp atıyor, veya yolun kenarına çekiliyordu. Ben de onun yaptığı gibi zararlı şeyleri alıp atmaya başladım. Bunun üzerine Ma’kıl ibni Yesâr elimi tuttu ve: “Yeğenim! Niye öyle yapıyorsun, […]

Devamını Oku