Skip to main content

Son Gülen İyi Güler

Son Gülen İyi Güler Yirmi yaşında Makedonya kralı olan Büyük İskender, Yunanistan’ı topraklarına kattıktan sonra gözünü diğer ülkelere dikmiş. Dünya haritasına bakmış ve o güne kadar en çok fethetmek istediği yere sefer yapmaya karar vermiş. Gitmek istediği yer Hindistan’mış. M.Ö. 334 yılında otuz beş bin kişilik bir orduyla İran’a doğru yönelmiş. 

Devamını Oku

Bir İnat, Bin Murat

Bir İnat, Bin Murat Uluslararası golf turnuvalarında başarıyla oynayan usta bir golf oyuncusuydu. İnsanlar ona sürekli şöyle diyorlardı: -Topa sizin gibi vurabilmek için her şeyimi verebilirdim. Bir gün yine aynı sözlerle karşılaşan usta golfçu kendini tutamayıp karşılık verdi: -Hayır, veremezsiniz. Topa benim gibi vurabilmek için her şeyi ancak kolay olsaydı yapardınız! Topa benim gibi vurmak […]

Devamını Oku

Baş Nereye Giderse Ayak Oraya Gider

Baş Nereye Giderse Ayak Oraya Gider Tarık Bin Ziyad, 19 Temmuz 1711’de, 12.000 kişilik ordusuyla İspanya’ya geçti.  Askerlerini indirdikten sonra, bütün gemileri ateşe verip yaktırdı. Bu arada İspanya Kralı Rodric’in 100.000 kişilik ordusuyla üzerine geldiğinin haberini aldı.  Askerlerine şu tarihi sözü söyledir: Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzden deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Düşmanın silahı, teçhizatı, […]

Devamını Oku

Okumam Yazmam Yok Ama Kayseriliyim

Okumam Yazmam Yok Ama Kayseriliyim Kayseri ilimize has bir deyimdir. Kayserililer  zeka, kurnazlık ve işbirlikleri ile tanınırlar.  Arapların Kaysariye, Kayser’in, yani imparatorun, hükümdarın memleketi dedikleri bu ilimizden, pek çok iş adamı tüccar, sanatkar, ünlü ve büyük kişiler yetişmiştir. Osmanlılar Devrinde  Kayseri de, esnaf ve tüccar bile Enderun dili kullanırmış. Kayserililer, ilim ve bilgiye önem veren, […]

Devamını Oku

Abayı Yakmak

Abayı Yakmak Birisine âşık olmak, gönül vermek anlamında kullanılan bir deyim. “Aba”, özellikle tekkelere mensup olan dervişlerin giydiği, kalın yün kumaştan, elbise üstüne giyilen bir çeşit üstlüktür. XII. yüzyılda yayılmaya başlayan tasavvuf felsefesi, kısa sürede rağbet görmüş, bu felsefe etrafında çeşitli akımlar ortaya çıkmış ve zamanla her biri bir tarikatın gelişmesine yol açmıştır. Aynı görüşe […]

Devamını Oku

Alnı Açık Olmak

Alnı Açık Olmak Kimseden gizleyeceği bir suçu, utancı olmamak; lekesi, ayıbı bulunmayan anlamında bir deyim. Eski devirlerde suç işleyenlerin alınlarına, cezalarına göre kızgın demirle damga vurulurmuş. Şimdiki gibi nüfus kayıtları adli kayıtlar olmadığından, suçluların bu yolla toplum içinde tanınması sağlanırmış. Alnında damga olan sabıkalılar, bunu saklamak için, alınlarını göstermeyecek şekilde, başları eğik dolaşır, külahlarını, takkelerini […]

Devamını Oku