Skip to main content

İki Kardeş, Bir Ölüm!

İki Kardeş, Bir Ölüm! Sabah uyandığımda güneş perdeleri aralamış, gözlerimi kamaştırıyordu. Yatağımın yanında duran telefonumu elime aldığımda saat sekizi çoktan geçmişti. Sanırım bugün de işe geç kalmıştım. Yataktan hızlıca doğruldum, ellerimle gözlerimi ovalayıp son kalan uyku parçacıklarını da dağıttıktan sonra küfürler savurarak yataktan kalktım. Son bir yıl içinde bulduğum üçüncü işimi de kaybetmek istemiyordum. Bakmak […]

Devamını Oku

Duygu Yüklü, Çok İyi Bir Hikaye; “Abla N’olur Gitme!”

Duygu Yüklü, Çok İyi Bir Hikaye; “Abla N’olur Gitme!” Bugün son ders geçmek bilmiyordu, neyse ki zilin çalmasına yalınızca beş dakika kalmıştı. Her bir kaç saniyede kolumdaki saate bakmaktan gözlerim yorulmuştu. Zilin sesini duyduğumda, çantamı kaptığım gibi nefesim kesilene kadar koşmaya başlamıştım. Bir an önce eve gitmeliydim, bu yüzden vücudumdaki tüm enerjiyi dizlerimin emrine amade […]

Devamını Oku

Yazık Oldu

Yazık Oldu Adım Okan, 16 yaşındayım. Sizlere kendi hikayemi anlatmak istiyorum. Geçen sene ortaokuldan liseye geçerken yine askeri lise sınavları vardı. Hayatımda en çok istediğim şeydi. Asker olmak. Asker olup, Vatanım için savaşmak! Her şey çok güzeldi. Her gün deli gibi çalışıyor, sınava hazırlanıyordum.

Devamını Oku

Güzel Bir Hikaye Daha “Göz Yaşı”

Güzel Bir Hikaye Daha “Göz Yaşı” Yeni tuttuğu hizmetçi kadına dedi ki: ‐ Dilin Anadoluʹya benzemiyor. Rumelili misin sen? ‐ Erfiçe köylerindendim. Alnımın yazısı imiş, buralara düştüm. Anlıyor ki. vaktiyle sansın imiş, mavi gözlü imiş. Şimdi saçları küçük aktar dükkânı bebeklerinin ne kıla ne de ota benzeyen, dokunsanız hışırdayacağını sandığınız cansız, kuru, soluk rengini, şeklini […]

Devamını Oku

Yine Çok Güzel Bir Hikaye, “Bin Fedakârlık Bir İhanet, Annem”

Bin Fedakârlık Bir İhanet, Annem Gün ağarmaya başlamıştı bile. Güneş perdeleri ısıtmaya pencereden içeri dolmak için sabırsızlıkla bekliyordu. Ama acelesi olan yalnız o değildi. Meryem de o sabah erkenden uyandı. Bugün günlerden Çarşamba, kasabanın alışveriş pazarının kurulduğu tek gündü. Her zamanki gibi kahvaltısını bile yapmadan üzerini giyinip erkenden yola koyuldu. Meryem yaptığı el işi, iğne […]

Devamını Oku

Babam

Babam O zamanlar 8 yaşındaydım babamı çok seviyordum, hemde çok. Onunla beraber hep gezerdim asla babamın yanından ayrılmazdım. Hatırlıyorumda birgün anasınıfına gitmek için saatim gelmişti ben gitmek istemediğim için babamın boynuna sıkıcı sarılıp uyumuştum, kendimi o kadar güvende hissediyordum ki kimse bana hiç bişey yapamaz kafasındaydım. Aradan bir yıl geçti beni okula bırakmıştı. Babam beni […]

Devamını Oku

Ölenle Ölünmüyor da Kalanla Yaşanmıyor

Ölenle Ölünmüyor da Kalanla Yaşanmıyor Bir bahar günü uçurumun kenarında karşılaşmıştık. İçimizdeki uçurumdan farklı olarak gerçek bir uçurumdaydık. İkimiz de dağılmış ailelerin çocuklarıydık. Umut taşımıyorduk. O da bende babalarımıza kırılmıştık. Elimdeki hediye kutusunu atmak için bekliyordum, babamın hatırladığı, ilk ve son doğum günü hediyemi tutuyordum parmaklarımın arasında. Kutuyu elimden aldı ve hikayemi dinlemek istediğini söyledi. […]

Devamını Oku