Skip to main content

Veli ve Kaplan

Veli ve Kaplan Hakikati yakin gözüyle tanıyan din ulularından hikâye ederler ki, bir veli kaplanın üzerine binmiş. Bir yılanı eline alıp kamçı edinmiş, kaplanı hızla koşturmaya başlamış. Birisi ona demiş: – Hey Allah yolunun adamı, bu gittiğin yolda gitmek için bana rehberlik et! Sen ne yaptın ki, yırtıcı hayvan sana uydu? Adın, saadet yüzüğünün taşına […]

Devamını Oku

Hoş Görmeli

Hoş Görmeli Kimsesizlikten bir kimse arayanı, fedakârlık eden adanmışlık ehlini, çaba harcayıp hakkıyla elde ettiği başarıların tadını çıkaranı hoş görmeli dostlar. Kıskançlık yolundan gidenlerin ayağına muhakkak çalı dolaşacaktır. Esprilerin altına gizlenen fesatlık kurşunları masum insanlara isabet etmez. Ne yapar eder, döner, sahibinin başına saplanır. Güzel düşünenler ve yardımsever insanlar yabancıları bile tebessümle karşılarlar. Günün modası […]

Devamını Oku

Göz Hakkı

Göz Hakkı Müstakil evlerde yaşadığımız için ağaç ve bahçe gibi şeylerin üzerine pek düşmüyoruz. Meyvenin tazesini, sebzenin iyisini elimizle seçip kopardığımızdan bunlar üzerine kafa yormak pek bize göre değil. Apartmanlarda ortak kullanım alanındaki iki ağaca gözü gibi bakanların hassasiyeti yok bizde. Yani bende yok. Yüzlerce ağacı olup, bir tane meyvesini yoldan geçen çocuklara toplattırmayan, gözünü […]

Devamını Oku

Ağlamaktan Kör Olan Kız

Ağlamaktan Kör Olan Kız Bir gün bir zat Hasan Basri hazretlerine gelerek yalvarır: “Aman efendim! Ne olur? Allah için bize bir yardımda bulununuz…” Hazret-i imam da; “Nedir derdin? Ne hususta yardım edelim? Önce derdini ve ihtiyacını isteğini söyle ki sana yardım edebilelim” der. Adam; “Efendim! Benim çok akıllı bir kızım var, onu çok severim, şimdi […]

Devamını Oku

Bahçe

Bahçe Zengin bir iş adamının bahçesinde, yan yana dikilen iki limon ağacı vardı. Mayıs ayı sonlarında açan limon çiçekleri, bütün bahçenin havasını bir anda değiştirir ve apartmanlara hapsedilmiş insanlara baharın geldiğini müjdelerdi. Ancak limon ağaçlarından biri, diğerinden cılız ve şekilsizdi. Bu yüzden büyük ağaç her fırsatta onu küçümser ve tepeden bakardı. Ev sahibi de küçük […]

Devamını Oku

Aferin Yeğenim!

Aferin Yeğenim! Tâbiîn muhaddislerinden Muâviye bin Kurra Müzenî anlatıyor; Ashâb-ı Kiramdan Ma’kıl ibni Yesâr radıyallahu anh ile yürüyordum. Yolda gelip geçeni rahatsız edecek bir şey görünce onu alıp atıyor, veya yolun kenarına çekiliyordu. Ben de onun yaptığı gibi zararlı şeyleri alıp atmaya başladım. Bunun üzerine Ma’kıl ibni Yesâr elimi tuttu ve: “Yeğenim! Niye öyle yapıyorsun, […]

Devamını Oku

Yordular

Yordular Fazlasıyla yorgunum. Bir o kadar mutsuzum. Sebepsizce herkesi, her şeyi terk etmek isteğim var. Hapsolup kalmışım. Ait olmadığım bir yerde yaşamayı umut etmeyi düşünüyorum. Ne kadar adım atmaya çalışsam da ayaklarımı oynatamıyorum.  Ne bir söz ne de bir şiir artık hiç bir şey hissedemiyorum. Parkta salıncak sırası bekleyen çocuklar gibi kalmışım.

Devamını Oku