Skip to main content

Yanık Kalesi XI. Bölüm

Yanık Kalesi XI. Bölüm Irak Yollarında Bir kenara çekildim, komutanın konuşmalarını dinledim. Fakat artık beni hiç bir şey kararımdan vazgeçiremezdi. Çünkü ben zengin çocuğu idim. Ailemin benim maaşıma ihtiyacı yoktu. Komutan nihayet sözlerini bitirdi. Bu tabur için tanı yirmi yedek subay lâzımdı. Takım subaylığı vazifesini yapacak bu yedek subaylardan hariç olarak bölük komutanlığı vazifesini yapacak […]

Devamını Oku

Yanık Kalesi Fedaileri X. Bölüm

Yanık Kalesi Fedaileri X. Bölüm Hatıra Saçlar Ayrılıklarda, tez gelinmesi için arkadan su döküldüğünü bilirdim. Fakat bu ayrılık dakikasında annemin makası ne için istediğine bir türlü mâna verememiştim. Makas gelince annem başını sol omuzuna eğdi ve bu vaziyette iken aşağıya doğru sarkan kumral saçlarından biraz kesti, sonra bu saçları küçük bir kâğıda paket yaparak : […]

Devamını Oku

Yanık Kalesi Fedaileri IX. Bölüm

Yanık Kalesi Fedaileri IX. Bölüm Asker Elbisesi Giyiyorum. Doğru Üsküdar’ın Nuh kuyusundaki tarihi askerlik şubesine gitmiştim. Talip çok olduğu için talimgâhlar dolmuştu. Talipleri sıraya koymuşlardı. Çünkü biz on dokuz yaşımızda olduğumuzdan askerlik çağında değildik. Böyle benim gibi olanları sıraya tâbi tutmuşlardı. Askerlik şubesi reisi olan babacan, yaşlı miralay (albay) müjdeyi verdi: – Evladım, dedi. Sizi […]

Devamını Oku

Yanık Kalesi Fedaileri VIII. Bölüm

Yanık Kalesi Fedaileri VIII. Bölüm Fransız Kabadayısı Bir Yumrukta Göle Yuvarlanıyor. Bizim Almanlar tarafından harbe girmemiz Fransız talebelerini çok daha şirretleştirmişti. Hükumetten yeni bir haber olup olmadığını sormak için konsoloshaneye gittiğim bir gün yolda iri yarı Fransız talebesine rastladım. Konsolos hane binamıza asılı Türk bayrağını göstererek: – Sizin bayrağı yakında ayaklarımız altında çiğneyeceğiz, dedi. Kendimi […]

Devamını Oku

Yanık Kalesi Fedaileri VII. Bölüm

Yanık Kalesi Fedaileri VII. Bölüm Günlerce Hasta Yattım Bu hâdise belki ufaktır. Fakat neticesi mühimdir, ibret vericidir. O gün eve dönünce, evi bir matem havası içinde buldum. Evde sadece annem vardı. O da durmadan ağlıyordu. Dadı, bahçıvan, uşak ve hizmetçi beni aramak için dışarıya çıkmışlardı. Annem beni görünce bayılacak gibi oldu: – Demek sen sağsın […]

Devamını Oku

Yanık Kalesi Fedaileri VI. Bölüm

Yanık Kalesi Fedaileri VI. Bölüm Köşkten Nasıl Kaçtım İşte benim büyümem, böyle her an korku aşılayan bir terbiye ile oldu. Hususi hocalar da tutulduğu için mekteplerde kolaylıkla muvaffak oldum. Sultaniyeyi (şimdiki lise) on yedi yaşında bitirdim. Annem beni doktor yapmak istiyordu. Bu benim de işime geliyordu. Çünkü pek içli yetiştirildiğim için doktor olarak, insanlara hizmet […]

Devamını Oku

Yanık Kalesi Fedaileri V. Bölüm

Yanık Kalesi Fedaileri V. Bölüm Beni Annemin Kucağından Kaçırdılar Ben o zamanlar ateşli silah ne olduğunu bilmediğim için bu sözlerden bir şeyler anlamamıştım. Fakat şimdi pek iyi anlıyorum. Cesaretle beraber silah ‘da olmalı. Biz burada tüfek ile İngilizlerin toplarına karşı duruyoruz. Fakat bu kadar devam edebilir. Demek ki cesaret ile beraber silah kuvveti de lâzım. […]

Devamını Oku