Skip to main content

Yedi Kahraman

Yedi Kahraman Bir zamanlar yedi kafadar vardı; birincisinin adı Bay Schuiz’du; İkincinin Jackli, üçüncünün Marli, dördüncünün Jergli, beşincinin Michael, akıncının Hans ve yedincinin Veitli’ydi. Bunlar hep birlikte dünyayı dolaşmaya, macera yaşamaya ve büyük işler başarmaya karar verirler. Başlarına bir şey gelmemesi için silahlandılar. Ne var ki, yegâne silahları çok sağlam, çok uzun bir mızraktı!

Devamını Oku

Yanık Kalesi Fedaileri VII. Bölüm

Yanık Kalesi Fedaileri VII. Bölüm Günlerce Hasta Yattım Bu hâdise belki ufaktır. Fakat neticesi mühimdir, ibret vericidir. O gün eve dönünce, evi bir matem havası içinde buldum. Evde sadece annem vardı. O da durmadan ağlıyordu. Dadı, bahçıvan, uşak ve hizmetçi beni aramak için dışarıya çıkmışlardı. Annem beni görünce bayılacak gibi oldu: – Demek sen sağsın […]

Devamını Oku

Dijital Kedi

Dijital Kedi Kardeşleri oynarken onları izleyen bu küçük kedinin adı Mestan’dı. Ona bu adı evine geldiği sahibinin yavrusu olan insan vermişti. Mestan bu küçük insanı çok seviyor, onu annesi sanıyordu. Ama ne yazık ki annesi olamazdı çünkü o erkek bir insandı. Ne yapsın annesini hiç görmemişti ki! Annesi kardeşlerini ve kendisini doğururken ölmüştü. Şimdi bu […]

Devamını Oku

Mücadele Huzura Kavuşmak

Mücadele Huzura Kavuşmak Bir gün, bir kral, ama halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar birbirinden güzel resimler yaparlar. Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir. Resimlerden birisinde […]

Devamını Oku

Ay’daki Ejderha

Ay’daki Ejderha Bundan çok zaman önce havası çok soğuk bir dağın eteklerinde yaşayan bir baba ve bir oğlu varmış. Bu baba ve oğul geçimlerini avcılık yaparak sağlıyorlarmış. Ama o yıl hava çok soğuk olduğu için ve kış ayları olduğu için ormanlarda dağlarda neredeyse hayvan kalmamış. Zaten fakir olan bu baba ve oğul açlıktan neredeyse öleceklermiş. […]

Devamını Oku

Bağdat Kervanı II. Bölüm

Kuyunun duvarlarındaki ayak yerlerine basarak ağır ağır inmeye başlayan genç delikanlı  çok geçmeden son taşa bastı ve eli suya dokundu. Kova su yüzünde idi. Hiç bir şeye takılmamıştı. Hayretle etrafını yoklayan Abdullah Çelebi, kovanın ipini yukarıdan sarkıtılan ikinci bir ipe bağladı. Kovayı su ile doldurdu ve: – Kovayı çekini… diye bağırdı. Hava kararıyordu. Kuyunun başındaki yalak […]

Devamını Oku

Bağdat Kervanı I. Bölüm

Hurma ağaçlarıyla süslü yollarda halk neşe içinde idi. Çalgılar çalınıyor, şarkılar sokakları dolduruyordu. Renk renk giysiler içinde cambazlar, şehrin meydanlarında gösteriler yapıyorlardı. Saraya giden yolda şehrin ileri gelen büyük aile reisleri, kumandanlar, tüccarlar Sultanı tebrik etmek için âdeta yarışıyorlardı. Bir haftadır ülkede bayram havası vardı. Çünkü Sultanın kırk yaşından sonra bir kız çocuğu dünyaya gelmişti. […]

Devamını Oku